Sevince Bayrak (So?, Kurucu Ortak)

2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu, 2014’te aynı üniversitede doktora çalışmasını tamamladı. 2010 güz yarıyılını doktora tezi araştırması için Westminster Üniversitesi’nde geçirdi. 2007’de Oral Göktaş’la beraber SO? Mimarlık ve Fikriyat’ı kurdular. Ulusal yarışmalarda ödül alan projelerinin yanı sıra, İstanbul Modern – MoMA PS1 işbirliği ile gerçekleştirilen Yeni Mimarlık Programı’nda Göğe Bakma Durağı isimli projeleri birinci seçildi, uygulandı ve Architekturführer Istanbul adlı kitapta yayınlandı. Bu proje MoMA ve MAXXI’de sergilendi. 2015 yılında, Londra’da İngiliz Kraliyet Sanat Akademisi’nin Turkishceramics ile açtığı uluslararası davetli yarışmayı kazandılar, ve projeleri Beklenmedik Tepe, İngiliz Kraliyet Sanat Akademisi’nde uygulandı. MAXXI için hazırladıkları “Kayıp Bariyer” adlı eser 2016 yılında MAXXI’nin kalıcı koleksiyonuna katıldı. Ortaköy Meydanı’ndaki geçici yerleştirmeleri Havai Bahçe; Sotheby’s, Wallpaper ve Architectural Digest gibi yayın ve kurumların en iyi yerleştirmeler listesine girdi. Projeleri EU Mies ve Aga Khan ödüllerine aday gösterildi.

Sevince Bayrak aralarında Londra, Roma, Floransa, Cenova, Bordeaux ve New York’un da bulunduğu şehirlerde, akademik ve mesleki etkinliklerde davetli konuşmacı olarak kamusal alan, mimarlık ve kentleşme üzerine sunumlar yaptı. Doktora tezinden yola çıkan Bir Meydan Öyküsü adlı kitabı 2019 Temmuz’da yayınlandı. 2015 yılından beri MEF Üniversitesi’nde Dr. Öğr. Üyesi olarak çalışıyor.

Göğe Bakma Durağı

İşveren İstanbul Modern / MoMA PS1
Proje Türü Yerleştirme 
Tamamlanma Yılı 2019
İşbirlikçiler Emre Otay, Oğuz Cem Çelik
Tasarım Firması SO?
Fotoğrafçı Muhsin Akgün

“Göğe Bakma Durağı”, İstanbul Modern’in üzerinde bulunduğu Boğaz’ın görünmeyen sularında süzülerek müzenin bahçesini gölgelendirirken yerleştiği mekanı da şehre yansıtıyor. Müzenin yer aldığı antrepo ve bahçenin strüktürel yapısı, deniz suyunun hareketini mimari elemanların hareketine dönüştürmeye olanak veriyor. Denizin yanı başında ama kıyıyla ilişkisi gümrüklü alan nedeniyle kesilmiş olan bahçe, döşemenin altındaki deniz suyunda yüzen şamandıraların taşıdığı gölge elemanlarıyla yeniden tanımlanıyor. Ortaya çıkan değişken peyzaj ve durmaksızın kıpırdayan gölgelikler bahçeyi şehir içinde bir durağa dönüştürüyor: Dinlenmek, toplanmak, oyun oynamak ya da gökyüzüne bakmak için bir durak.

Sınırdaki Barınak

İşveren Özel
Proje Türü Barınma
Tamamlanma Yılı 2017
İşbirlikçiler Asmaz
Tasarım Firması SO?
Fotoğrafçı Oral Göktaş

Dünyanın farklı yerlerinde epeydir popüler olan mikro-yaşama birimlerine, bir prototip daha eklendi. Yalova’da bir ahşap fabrikasında üretilip, Edirne’de bir köyün yamacına yerleştirilen bu prefabrik yapı, 8 adet ahşap kazığın üzerinde duruyor. Görenleri tatlı hayallere sürükleyen; ıssız, muazzam peyzajların ortasına kondurulmuş minicik barınak fotoğraflarında görünmeyenler; kızgın güneş, şiddetli fırtınalar, dev sivrisinekler, ya da yağmurlu bir günün sonunda çamura bata çıka yürümek, bir başka deyişle kırsalda olmanın gerçekleri, barınağın tasarımını biçimlendiriyor. Zeminden koparılmış olması, suyun yükseldiği yağmurlu mevsimler için bir önlem sağlıyor.