Evren Başbuğ (StudioEvrenBaşbug, Kurucu Ortak)

1981 yılında Ankara’da doğdu. 2003 yılında ODTÜ Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu, 2009 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı’nı tamamladı. Ulusal ölçekte önemli mimarlık firmalarında çeşitli pozisyonlarda çalıştı. Profesyonel kariyeri boyunca ulusal mimari proje yarışmalarında kazandığı 4 birincilik, 4 ikincilik, 4 üçüncülük ve 9 mansiyonla birlikte ulusal / uluslararası platformlarda ve programlarda kazanılmış 46 mesleki ödüle sahiptir. Farklı projelerle 2012, 2013, 2017 ve 2018 yıllarında 6 kez WAF (Dünya Mimarlık Festivali) kategori finalistliği, 2013 yılında İstanbul Modern / Genç Mimarlar Programı (YAP) finalistliği, 2012 ve 2016 yıllarında ‘Yapı’ ve ‘Proje’ dallarında 2 kez Ulusal Mimarlık Ödülleri finalistliği (Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi) sahibidir. 2018 yılında Bostanlı Yaya Köprüsü ve Gün Batımı Terası ile ‘Yapı / Kamusal Alan’ dalında Ulusal Mimarlık Ödülü’nü kazanmıştır. 2011’den bu yana İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde ve Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi bünyesinde yarı-zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. 2008 yılında ‘Açık Kaynak Mimarlık Paylaşımı’ mottosuyla yayın hayatına başlayan ‘kolokyum.com’ mesleki paylaşım platformunun kurucularındandır. Halen İzmir Ticaret Odası Mimarlık Meslek Komitesi Üyesidir.. Son yıllarda uygulanmış önemli projeleri arasında Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi ve Bostanlı Yaya Köprüsü ve Gün Batımı Terası bulunuyor.

Bostanlı Yaya Köprüsü & Gün Batımı Terası

İşveren İzmir Büyükşehir Belediyesi 
Proje Türü Kamusal Açık Alan, Kıyı Düzenlemesi, Yaya Köprüsü 
Tamamlanma Yılı 2016
İşbirlikçiler İzmir Büyükşehir Belediyesi / Kent Estetiği ve Kentsel Tasarım Şube Müdürlüğü 
Tasarım Firması Studio Evren Başbuğ
Ödüller 16. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri / Ulusal Mimarlık Ödülü. Yapı – Kamusal Alan Kategorisi
Fotoğrafçı ZM Yasa Mimari Fotoğraf, Stüdyo Evren Başbuğ Arşivi

Aylaklığa Övgü

Bostanlı Yaya Köprüsü & Gün Batımı Terası, ‘İzmirDeniz’ projesi kapsamında Studio Evren Başbuğ Mimarlık tarafından tasarlandı. İzmir Karşıyaka’da, Bostanlı Deresi’nin körfeze aktığı noktada, kıyı formu ve sahip olduğu kentsel hafıza itibariyle oldukça özel bir konuma güçlü biçimde tutunan bu iki mimari tasarımın birbirlerine referanslı pozisyonları ve yakınlıkları, bütünleşik bir yeni kıyı odağı yaratmalarını sağladı.

‘Bostanlı Yaya Köprüsü’ temel olarak üst ölçekte ‘Karşıkıyı’ konsepti çerçevesinde kıyı hattı boyunca önerilen kesintisiz promenadın eksik olan parçalarından birini tamamlamak, derenin ayrık iki yakasını bir araya getirmek için önerildi. Aynı zamanda köprü profiline iki yaka arasında yumuşak bir yay formu verilerek kesit derinliği yaratan taşıyıcı kirişlerle su yüzeyi arasındaki mesafe artırıldı ve bu sayede alttan dere içinde önerilen yüzer iskeleye kayık erişimi sağlandı. Bir tarafında kent, diğer tarafında körfez manzarasına sahip eşsiz konumu dikkate alınarak tasarlanan bu yeni kentsel armatür, asimetrik bir kurguya sahip. Tüm Karşıyaka sahilinde batıya cephe veren sayılı kara parçalarından biri üzerinde önerilen ‘Bostanlı Gün Batımı Terası’, ağaçlarla kaplı yapay bir tepe üzerinden başlayıp denize kadar uzanan bir dizi ısıl ahşap kaplı platformdan oluşuyor. Yüzey formundaki basitlik ve akıcılık, kullanıcıları deniz ve batmakta olan güneşle daha doğrudan bir ilişki kurmaları için cesaretlendiriyor.

Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi

İşveren Bornova Belediyesi
Proje Türü Ziyaretçi Merkezi – Müze
Tamamlanma Yılı 2015
İşbirlikçiler Umut Başbuğ, Seden Cinasal Avcı, Ramazan Avcı
Tasarım Firması STUDIO EVREN BAŞBUĞ & SCRA
Ödüller 1. Ödül Bornova Belediyesi Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması
Fotoğrafçı Cemal Emden Mimari Fotoğraf, ZM Yasa Mimari Fotoğraf, Stüdyo Evren Başbuğ Arşivi

İki Zaman Arasında…

Yeşilova Höyüğü arkeolojik kazı alanının komşu parselinde, sınır boyunca kuzeybatı – güneydoğu doğrultusunda yerleşen yapı, formu, araziye yerleşimi ve malzeme seçimleriyle MÖ 6.500 ve günümüz arasında mekânsal bir ara kesit oluşturmayı hedefliyor. 2010 yılında ulusal bir mimari proje yarışması sonucunda seçilen proje doğrultusunda 2014 yılında tamamlanan merkez; eser sergileme, aktif eğitim ve bilimsel araştırma işlevlerini harmanlayan mimari programı ile bulunduğu konumda beklenmedik bir kültürel odak yaratıyor.

Konumun ve programın yarattığı tüm gerilim, mimari kurgu ve malzeme seçimleriyle her aşamada sürdürülmeye çalışılıyor. Mekânsal olarak birbirlerine eklemlenmiş 3 ana işlev (Müze, Kazı Evi ve Servisler) aynı zamanda yapıya genel formunu veren bütünleşik yapı bloklarını oluşturuyor.

Ana hatlarıyla sergileme, eğitim ve araştırma faaliyetleri odaklı şekillenen yapı programı, ilk yaklaşımda (güneybatı) ziyaretçiyi karşılayan sağır yüzey (elyaf takviyeli beton paneller) ve ziyaretçiye sınırın diğer tarafındaki (kuzeydoğu) arkeolojik kazı alanıyla ilgili ipucu veren yarı şeffaf yüzey (çok odacıklı polikarbon paneller) arasına sıkıştırılarak kurgulanıyor.