Alper Derinboğaz (Salon Architects, Kurucu)

2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun oldu. California, Los Angeles Üniversitesi, Mimarlık ve Kentsel Tasarım bölümünde yüksek lisans derecesi için Fulbright Bursu aldı ve UCLA Yüksek Lisans Ödülü’nü kazandı. 2010 yılında, Fransızca’da “yeni fikirler veya eleştiriler için bir buluşma alanı” olarak da kullanılan Salon’u kuran Derinboğaz, profesyonel çalışmalarının yanı sıra, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mimari tasarım stüdyosunda stüdyo yöneticiliği ve çeşitli yarışmalarda jüri üyeliği görevini sürdürmektedir.

Derinboğaz’ın inşa ettiği üç eser Gate, Panorama ve Augmented Structures, 2011’de Yılın En İyi Mimari Seçkisi’ne dahil edildi ve aynı yıl Arkitera Genç Mimar Ödülü’nün sahibi oldu. Derinbogaz uluslararası alanda birçok ödül kazandı: 2018’de Alman Tasarım Ödülü ve İyi Tasarım Ödülü, 2017’de Dünya Mimarlık Ödülü, 2015’te Plan Dergisi Yenilikçi Mimarlık ve Architizer A+ Ödülü’nü kazandı ve yine 2015’te YAP finalisti oldu. Türkiye’nin ilk kez katıldığı 14. Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Fuarı’nda Türkiye Pavyonu’nda işleri sergilenen Derinboğaz 2019’da Avrupa Mimarlık Merkezi tarafından verilen EUROPE 40 UNDER 40 ödülüne layık görüldü.

Bilim Adası

İşveren Kaunas Belediyesi
Proje Türü Kültürel Mimari
Tamamlanma Yılı 2016
İşbirlikçiler Transsolar
Tasarım Firması Salon
Ödüller Ulusal Bilim ve Yenilik Merkezi, Mansiyon Ödül

Bilim Adası; doğal peyzaj, insanlığın evrenin karmaşıklığına dair içsel merakı ve onun içinde sahip olduğu sorumluluklar arasındaki paradigmanın bir ifadesini aramaktadır. Projenin nihai amacı; bilimsel ve entellektüel birikime ulaşımın kalitesini arttırmak, bilginin yaygınlaştırılmasının ifadesi olacak bir kurum oluşturmak ve mimari söylemin bu bilginin yorumlanmasında etkin bir rol oynamasını sağlamaktır.

Bilim merkezinin tasarımı; adanın ekolojisi ile empati kurabilecek bir yöntem oluşturmaya gayret ediyor. Bilim merkezinin bioklimatik iç çeperini tarayan kısımda, Alan Turing’in Morfojonez üzerine oluşturduğu denklemi mimari bir bakış açısıyla yapıya dönüştürme amacı güdülmüştür. Bu denklemin katmanlaşması, Ada’nın ve şehir silüetinin ötesine uzanan görsel bir yolculuğu çerçeveliyor.